Hazine Kutusu - Bir Güzellik Bakım ve Makyaj Blogu: Kozmetik Mağazalarından Çektiklerimiz!

27 Mart 2013 Çarşamba

Kozmetik Mağazalarından Çektiklerimiz!

Merhaba...

Bu yazıyı yazmaya beni Watsons'ta yaşadığım bilmem kaçıncı ama "boğazıma geldi" dedirtecek son olay zorladı... Twitter'dan yazdım ama yok, oradan değil, buradan duyurmalı!

Dün akşam iş çıkışı Watsons'a uğradım, kozmetik diyetinde olduğum için sadece ihtiyacım olanları aldım. Nivea standının önünden geçerken uzun zamandır orada olan güzellik uzmanı(!) bana ürünlerimize göz atmak ister misiniz diye sordu. Ben de "yok hayır, bakıyorum sadece" dedim. Ama bu kendisine yeterli gelmemiş olacak ki, "kremlerimiz", "temizleme jellerimiz","makyaj temizleme mendillerimiz" vs. vs. saymaya devam etti.

- "Yok" dedim, "ben Lush ve Dr. Hauschka marka cilt bakım ürünleri kullanıyorum".
- "Hmmm" dedi uzun uzun, "laş mı dediniz? Hiç duymadım, yerli üretici mi?"
İşte orada benim kayış koptu.
- "Hayır, Amerikan firması, doğal ürünleri var"  *Düzeltme: İngiliz markası!*
- "Eczane markası mı?"
- "Hayır, burada mağazası olan bir marka"
- "Hmm, kendi satışını yapıyor yani..."

Diyaloğa bak, ağlayacaktım oturup... Benim Nivea ile hiçbir sorunum yok, çok da severim orası ayrı mevzu ve ayrıca kimseyi de ekmeğinden etmek istemem... Ama bir firmayı temsil eden insanların donanımlı olması gerekmez mi? Bir kere işini severek yapan insanlardan seçilmesi bu işin en olur yanı, sadece para kazanma derdinde olan insandan ne hayır beklenebilir ki?

Gratis'e gidiyoruz aynı şey, Watsons aynı, Tekin Acar aynı vs... %75'i testerlardan süslenip parfümlere boğularak ürün satmaya çabalıyor. Kozmetik dünyasında neler oluyor, yeniler, trendler, markalar, ürünler vs. hiçbirinden haberleri yok!

Bu mudur yani?

Türkiyeli kozmetik severlere layık görülen ürün danışmanları bu insanlar mı?

İşini severek yapmak dedim. Nerede çalışırsa çalışsın, bir insan içinde olduğu sektörle alakalı her yeni gelişmeyi, olanı biteni takip etmeli, eğer etmek istemiyorsa sevmiyor demek ki, bu insanın o sektörde işi ne?

Çalışanların kendini beğenmiş tavırları, başımızda dikilip kollarını bağlayarak beklemeleri, çirkeflikleri yetmezmiş gibi, bir de bu "donanımsızlar" çıktı.

Biz zaten o mağazalara herşeyi bilerek geliyoruz, merak etmeyin. Sizin yönlendirmelerinize hiiiiiç ihtiyacımız yok. Kozmetiğe gönülden bağlı olduğumuz için araştırıyoruz, öğreniyoruz, okuyoruz, deniyoruz, yazıyoruz, çiziyoruz!

Bizi çekiştire çekiştire "gel şunu da bir dene" demekten vazgeçin! Hem birşey bilmeden ortalıkta geziyorsunuz, hem de bir de utanmadan ürün satmaya çalışıyorsunuz. Koskoca Lush yaa, insan kendinden utanır!

Daha söyleyecek çok lafım var da şu dua yetsin size;

Allahım, lütfen şu sektörün vampirleri ve cahilleri bir temizlensin gitsin buradan!

17 Yorum:

★nasli_ dedi ki...

Ağzına sağlık canım!

Melal dedi ki...

Canım seni o kadar iyi anlıyorum ki geçenlerde benimde Rossmann'da başıma geldi.
Yine bir Nivea danışmanına sinir oldum ki Nivea'nın deodorantlarından, tek kullanımlık maskelerinden çok memnunum.
Ama yüz temizle jelinden, temizleme sütünden memnun kalmadım.
Bu çok bilmiş danışman hanıma bunu söyleyince inanılmaz bir şekilde hayret nidaları attı.
Bende her ürün herkesin cildine uymayabilir dedim.
Yok efendim neymiş en çok bu ürünleri satıyorlarmış ben yanlış kullanmışım.
Sonra hangi markayı kullandığımı sorunca bende Burt's Bees ve Yves Rocher dedim.
Önce verecek bir cevap bulamayıp sonra hmm sizin kafanızı bulandırmışlar demesin mi koptum.:)
30 yaşına gelmiş bir insanım kozmetik bilgim baya bir fazladır kafamda bulanık değil siz iyi araştırın dedim ve olay mahalini terk ettim.
Ahh bi de o tester olayı var ki özellikle Tekin Acar, Sevil, Boyner, Ykm, Sephora mağazalarında tester vermemek için ellerinden geleni yapıyorlar.
O kadar alışveriş yapıp bi tane minnacık bir sample vermelerine bozulmuyor değilim.
Hatta bazı firmalar standlarımızdan gidin x ürünümüzün testerını isteyin diye facebook, twitter'da duyuru yaparlar.
Ama boyner'e, ykm'ye gidip isteyince veremeyiz derler bu nasıl iş anlamıyorum.
Bu arada bende baya doluymuşum ohh yazdım rahatladım.:)

SÜSLÜ ve PEMBE DÜNYAM dedi ki...

Bilmediğini belli etmeyenler var bide!Üstelik bir de yorum yapıyorlar o marka şöyle sivilce yapar böyle leke yapar diye!
Anlıyorum onlar da bu işten para kazanıyor,prim alıyor ama bu kadarı da olmamalı.Mağaza onların gibi davrananları saymıyorum bile.Yeni bir ürün görüp sorarız ya hani bu yeni mi falan,sanki senelerdir o ürünü kullanmış,marka sahibi babası gibi bir garip bakışlar falan :)Ha bir de Ankamall Gratiste uzun boylu safinaz gibi zayıf,turuncu,kumral bir kız var ki ...Kız sadece balm ürünleriyle ilgilenenler olunca soruları cevaplıyor hani diğer ürünlere bakanlar ezik,siz de kimsiniz gibi bir hal içinde :))Merak ediyorum ; daha paraben'i telaffuz edip ne sorulduğunu anlayamazken ne bu havalar :)

bakimliblog dedi ki...

Lush bir İngiliz markasıdır. Amerikan değil yani.
Bir de bence bu kadar yüklenmemek lazım. Orada çalışanlar kendilerine anlatılandan ve bilmeleri istenenden fazlasını öğrenmek zorunda değil. Bana göre sattığı ürünü, markayı iyi bilsin kafi. Bizim bu tarz konulara ilgimiz var ve biliyoruz ama herkesin ilgi alanı olmasını beklemek yanlış . Dediğim gibi, sattığını iyi bilsin önce. Şimdi burda bisous desem o nedir diyecek bir sürü kişi var. Bu onların bilgisiz olduklarını değil, henüz o markayla tanışmadıklarını gösterir.

Kısaca herkes her şeyi bilmek zorunda olmadığı gibi , bizim de bilmiyor diye yargılama ve kızma hakkımız yok.

hazine kutusu dedi ki...

Gamzecim, benim işim bilgisayar/internet... 10 yıldan bu yana, çocukluğumdan beri bu işin içindeyim. Eğitimini de aldım, teori ve pratikteki hemen hemen her bilgiye vakıfım. Hiçbir şeyi kaçırmamaya ve herşeyi takip etmeye azami özen gösteriyorum. Bana işimin parçası olan hangi şeyi sorsan en az bildiğim hakkında bile bir sürü fikrim vardır. Çünkü temsil ettiğim bir şirket var. Çözüm üretmek, tanıtım vs. her konuda temsil ettiğim şirkete karşı sorumluluk duyuyorum. Seviyorum ve işimle mutluyum...

Ben bu kadar işime saygı duyuyorsam, karşıdan da aynı itinayı beklerim. Herkes bildiği işi yapsın, herkes bir iş yapsın ama güzel yapsın. Yapamıyorsa ve üstüne üstlük bir de beni rahatsız ediyorsa, eleştirmemde ne gibi bir sakınca olabilir? Rahatsızlığımı belirtiyorum, bu insanlara bildiğim kadarıyla eğitimler de veriliyor. Bu benim rahatsızlığımı ikiye katlıyor. Araştırmıyor, öğrenmiyor bu insanlar... Sonra da güzel güzel ahkam kesiyorlar, bu seni rahatsız etmiyor mu Allah aşkına?

hazine kutusu dedi ki...

Bu arada... Peki, Lush bir İngiliz markası... : )

Ayben dedi ki...

Bir insan kozmetik ürünleri satıyorsa bu konuyla ilgili olmak, yeni trendleri takip etmeyi geçtim en azından sattığı markayı ve rakiplerini bilmek zorundadır bence. Bana gelen bir hastaya aa ben depresyonu hiç duymadım bence senin sinirlerin bozulmuş desem olmaz, haliyle kozmetik uzmanları da alanlarına hakim olmalılar. Yoldan geçen her insanın bu konuda bilgi sahibi olması gerekmiyor tabi ki ama bir insan bunu iş olarak yapıp, bundan para kazanıyorsa bir şeyler bilmesini beklerim ben. Eline sağlık bu arada, çok güzel bir yazı olmuş (:

audrey dedi ki...

Kendi markaları dışında bilgisizlikleri normal olabilir pek araştıran yapıda değiliz milletçe firmaların biraz eğitim verip öyle standa dikmeleri lazım bu kişileri birksç marka bilmeli karşılaştırma yapabilmeleri lazım herşeyden önce ukalalık yapmamaları ve ısrarcı olmamaları gerek tanıttıkları ürüne yok istemem deyince resmen sen ne anlarsın bakışı yiyorum çoğu zaman tester konusuna hiç girmeyelim zaten biraz daha bilgi ve özen diyorum lütfen

UzunKirpik dedi ki...

Hahaha keşke laş değil lavaş deseydiniz :)

bakimliblog dedi ki...

Sattığı ürünü bilmiyorsa burada suç eğitim vermeyen ve müşteriye yardımcı olacak kadar bilgisi olmayan satış danışmanını çalıştıran firmalarda bence.
Çoğu asgari ücretle çalışıyor ve aldıkları para tüm gün ayakta dikilmelerine değmiyorken, idealist olup öğretilenden fazlasını merak edip öğrenmelerini bekleyemeyiz :/

Evet, biliyor görünüp ukalalık taslayanları da vardır( her meslek grubunda olduğu gibi) ama genel olarak sorumuza cevap veremiyorlar/bilmiyorlar diye aşırı tepki vermemek lazım

dnz dedi ki...

Watsons'ın çalışanlarının hepsinde nedense bi müşteriye yapışma eğilimi söz konusu.Aynı yapışma eğilimi Sephora elemanlarında da var.Bir kozmetik mağzasında fondöten veya pudra seçerken en fazla kendilerine ihtiyaç duyabileceğimize rağmen ısrarla yapışıyorlar.

Benimde Sephora'da bir olay başıma gelmişti. İçeri girdim. Özgürce kozmetiklere bakmak istiorum her kozmetik sever gibi.Hemen bir tanesi başımda bitti tabi...O sırada da fırçalara bakıyordum.Şu hayatta duymaktan en nefret ettiğim soruyu sordu "Yardımcı olabilir miyim?".Fırçalara bakıyorum diyerek geçiştirmeye çabaladım. Tabi eleman hemen başladı övmeye sonra laf arasında "Bizim fırçalarımız MAC'in fırçalarından çok daha kaliteli" demez mi? Ya tamam ürünü övüyorsun çabalıyorsun da başka firmanın ürününe niye çamur atıyorsun?Meslek ahlakı diye birşey var.Ayrıca iyi olsa bile (ki değil çin malı dandik fırçaları var kendilerinin ve bunu dünya alem biliyor) bırak da onun takdiri bana kalsın...

SihirliGünlük dedi ki...

Tam aklımdakileri söylemişsin, mevzu tamda senin anlattığın gibi..
8 martta gratiste etrafımdaki genç kızlara balm standı önünde ben yardımcı oldum. Çünki satış görevlisi sadece bön bön bakıyordu millete. Hatta ürünler bitmiş diye kızlar geri dönüyordu, ben alttaki çekmeceyi bir açtımki ürün kaynıyor. Oradan herkeze dağıttım, tabi hanfendi bana bozuldu ama ben hiiiç takmadım. Bende etrafımdakilerde istediklerimizi aldık sonuçta :)

gizem'in blogu... dedi ki...

işte bu yüzden hiç bir sektörde başarı elde edemiyoruz...

Hülya Karayel dedi ki...

ben watsons'a hayatımda 1 kez gittim. down under şampuan alacaktım. 22 tl gibi bir fiyat ödeyip hem anneme hem kendime birer şampuan aldım çıktım. poşedime koydukları broşürü evde bir inceleyeyim dedim ki ne göreyim! benim aldığım şampuanların yanında (hem de fiyat değişmeden) sıvı saç kremi hediyesi varmış ve beni uyaran filan olmadı. kazıklanmış hissettim kendimi. 2 adet sıvı saç kremi hakkımı çatır çatır yediler. bir daha da gitmedim. gitmeyi de hiç düşünmüyorum...

busra sacak dedi ki...

Bende kozmetik magzalarinda ay i sorunla surekli karsilasiyorum bir cok defa da buna benzer sorunum meydana geldi. Israrla soylememe ragmen ben dermokozmetik urunler kullaniyorum tesekkur ederim diye satici bayanin bana soyledigi soz uzerine saka misniz diyip ciktim cunku bana " neutrogena da dermatolojik testlerden geciyor dermokozmetik bir marka " demisti. Ayrica nivea saticilarindan nefreet ediyorum yapisiyorlar hemen ve istemedigimi urunlerini sevmedigimi ozellilkle belirttigimde hayrete dusuyorlar aaa nasil olur diyerek. O yuzden yanima geldiklerinde artik kibarca degil kabaca hatta okuzluk yaparak ters bir sekilde yardim istemedigimi belirtiyorum:-)

Miskin Kek dedi ki...

Değindiğin noktalar güzel olmakla birlikte, bu konudaki asıl suçluların, firmaların ta kendisi olduğunu düşünüyorum. Çalışanlarına doğru düzgün eğitim veremiyorlar, en büyük markaların dahi eğitimleri, deyim yerindeyse "tırt".

Müşteriye yaklaşımları, yenilikleri takip etmeleri, gerek mesleğine gerekse dünyadaki gelişmelere ilgili olması, öğrenmeye meraklı tutumu, başta kendisine sonra firmaya sonra da biz müşterilere olumlu yansır. Ancak, verilen eğitimleri çoğu, bunu destekleyecek ve yönlendirecek boyutta olmadığı gibi, markanın ürünlerinin yeterli bilgilendirilmesi ve firmanın vizyonu bile doğru dürüst öğretilmeyip, gelen müşteriye taş olsa satmalısın kıstasında kaldığı için, bu sorunlar yaşanıyor

Audrey dedi ki...

Eğer yalnızsam içeride satış elemanı olan her mağazaya kulağımda kulaklıkla giriyorum. Konuştuklarını duymamak için çok güzel bir yöntem, tavsiye ederim. (:

Yorum Gönder

Kötü söz de, iyi söz de sahibinin aynasıdır!

İslam başta olmak üzere dinleri, yaşam tarzlarını, ırkları ya da herhangi bir zümreyi aşağılayıcı, siyasi, ırkçılık, hakaret ve tahrik içeren, hukuki sorunlara yol açacak yorumları asla onaylamam!

Dozunda yapılan, olumlu eleştiri ve uyarılar başımın tacıdır!